Dünyada Ormancılık Kooperatifleri ve ORKOOP'un Önemi
Dünyada iklim değişikliği, kuraklık, orman yangınları, biyolojik çeşitlilik kaybı ve kırsal nüfusun azalması gibi gelişmeler ormancılık politikalarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Ormanların yalnızca odun üretim alanları olarak değil, ekonomik, ekolojik ve sosyal işlevleri birlikte taşıyan yaşam alanları olarak ele alınması gerektiği ortaya konulmuştur. Bu değişim içerisinde ormanlarla yaşayan insanların ve onları örgütleyen kooperatiflerin rolü giderek daha önemli hale getirilmiştir. Ormancılık kooperatifleri, dünyanın farklı bölgelerinde küçük orman sahiplerinin, orman köylülerinin, üreticilerin ve orman işçilerinin ekonomik ve sosyal açıdan güçlendirilmesini sağlayan önemli örgütlenme modelleri olarak geliştirilmiştir. Kooperatifler aracılığıyla küçük üreticilerin ortak hareket etmesi, üretim maliyetlerinin azaltılması, teknoloji ve finansmana erişimin kolaylaştırılması, ürünlerin işlenmesi ve pazarlanmasıyla daha güçlü ekonomik yapılar oluşturulmuştur. Özellikle Avrupa'da orman sahipleri ve küçük ölçekli orman işletmeleri arasında kooperatif örgütlenmelerinin geliştirilmesiyle üreticilerin ekonomik gücünün artırılması sağlanmıştır. Orman kooperatiflerinin faaliyetleri yalnızca üretim ve pazarlamayla sınırlandırılmamış; ormanların sürdürülebilir yönetimi, biyolojik çeşitliliğin korunması, yangın riskinin azaltılması, orman bakımı, kırsal kalkınma ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlarda da önemli görevler üstlenilmiştir.
İklim değişikliğinin etkilerinin artmasıyla birlikte ormancılık kooperatiflerinin görev alanları daha da genişletilmiştir. Orman bakımı, gençleştirme, rehabilitasyon, yangın önleme, orman yollarının bakımı, biyokütle üretimi ve odun dışı orman ürünlerinin değerlendirilmesi gibi faaliyetlerde kooperatiflerden daha fazla yararlanılmaya başlanmıştır. Böylece kooperatifler, orman yönetimi ile kırsal ekonomi arasında önemli bir bağlantı sağlayan yapılar haline getirilmiştir. Türkiye açısından ise orman köylülerinin kooperatifler aracılığıyla örgütlenmesi çok daha geniş bir ekonomik ve sosyal anlam taşımaktadır. Orman köylüleri uzun yıllardan bu yana ormanların üretim, bakım ve korunmasıyla doğrudan ilişki içerisinde bulunmuş ve sahip oldukları yerel bilgi ormancılık çalışmalarının önemli bir unsuru haline getirilmiştir. Bu nedenle orman köylüsünün yalnızca ormancılık faaliyetlerinden yararlanan bir kesim olarak değil, orman yönetiminin aktif ortağı olarak değerlendirilmesi gerektiği ortaya konulmuştur. Bu noktada yasalara ORKOOP, Türkiye'deki orman kooperatiflerinin üst örgütü olarak önemli bir konuma yerleştirilmiştir. ORKOOP'un önemi yalnızca kooperatiflerin ekonomik faaliyetlerinin temsil edilmesinden kaynaklanmamış, aynı zamanda orman köylülerinin sosyal ve ekonomik haklarının, üretim kapasitesinin ve ormancılık politikalarındaki rolünün görünür hale getirilmesine katkı sağlanmıştır.
Orman kooperatiflerinin gelecekteki rolü özellikle iklim değişikliği ve orman yangınları karşısında daha da önemli hale getirilmiştir. Yangınlarla mücadelenin yalnızca yangın sırasında gerçekleştirilen söndürme faaliyetleriyle sınırlı tutulmaması gerektiği ortaya konulmuştur. Yangın riskinin azaltılması için orman bakımı, yanıcı madde yükünün azaltılması, yolların açık tutulması, su kaynaklarının korunması, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve yerel müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir. Bu çalışmaların önemli bir bölümünde orman köylülerinin sahip olduğu yerel bilgi ve kooperatiflerin örgütlenme kapasitesinden yararlanılması önemli bir avantaj olarak değerlendirilmiştir. Orman içerisinde yaşayan insanların bölgenin coğrafyasını, ulaşım yollarını, su kaynaklarını ve yangın açısından riskli alanlarını yakından bilmesi önemli bir yerel kapasite oluşturmuştur. Bu bilginin bilimsel veriler ve modern teknolojilerle birleştirilmesiyle daha güçlü bir yangın önleme ve müdahale sistemi oluşturulabileceği değerlendirilmiştir.
Dünyada ormancılık kooperatifleri açısından yeni ekonomik alanların da ortaya çıkarılması sağlanmıştır. Odun üretiminin yanında tıbbi ve aromatik bitkiler, bal, mantar, reçine, kozalak, doğal ürünler, ekoturizm, biyokütle ve ekosistem hizmetleri kırsal orman ekonomisinin yeni unsurları haline getirilmiştir. Kooperatiflerin üreticileri bir araya getirme gücü sayesinde küçük ölçekli üretimin pazarlama, yatırım ve teknolojiye erişim sorunlarının aşılmasına katkı sağlanmıştır. Bu gelişmeler ORKOOP açısından da yeni bir çalışma alanı oluşturmuştur. Geleceğin orman kooperatiflerinin yalnızca üretim yapan kuruluşlar olarak kalmaması; üreten, işleyen, markalaştıran, pazarlayan ve iklim değişikliğine uyum sağlayan ekonomik yapılar haline getirilmesi gerektiği ortaya konulmuştur. Böylece orman köylüsünün gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve kırsal yaşamın güçlendirilmesi yönünde yeni imkânlar oluşturulmuştur. Uluslararası ormancılık politikalarında ormanlarla yaşayan toplumların karar alma süreçlerine katılımının artırılması yönünde de önemli gelişmeler gerçekleştirilmiştir. FOREST EUROPE gibi uluslararası süreçlerde sürdürülebilir orman yönetimi, iklim değişikliğine uyum, orman yangınları, biyolojik çeşitlilik, biyoekonomi ve ormanların sosyal işlevleri birlikte ele alınmıştır. Türkiye'nin bu süreçlerde yer alması, ORKOOP ve orman kooperatifleri açısından uluslararası iş birliği imkânlarının geliştirilmesi için önemli bir zemin oluşturmuştur.
ORKOOP'un önümüzdeki dönemde Avrupa ve dünyanın farklı bölgelerindeki ormancılık kooperatifleriyle ilişkilerini güçlendirmesi önemli bir fırsat olarak değerlendirilmektedir. Uluslararası Kooperatifler Birliği üyesi ve yönetimlerinde yer alan ORKOOP başta Avrupa olmak üzere bu konuda çalışmalar yürütme avantajına sahiptir. Ortak projelerin geliştirilmesi, iyi uygulama örneklerinin paylaşılması, yangın önleme ve iklim değişikliğine uyum konusunda deneyim ağlarının oluşturulması ve kooperatiflerin uluslararası ormancılık politikalarındaki görünürlüğünün artırılması sağlanabilecektir. Türkiye'nin bu süreçte yalnızca diğer ülkelerdeki uygulamaları takip eden bir ülke olarak konumlandırılmaması gerektiği de ortaya konulmuştur. Türkiye'nin Akdeniz kuşağındaki orman yangınlarıyla mücadele deneyimi, orman köylüleriyle kamu ormancılığı arasındaki ilişki, orman kooperatiflerinin örgütlenme yapısı ve kırsal kalkınma konusundaki birikimi uluslararası alanda paylaşılabilecek önemli bir deneyim oluşturmuştur. ORKOOP'un bu deneyimin uluslararası platformlara taşınmasında önemli bir rol üstlenebileceği değerlendirilmektedir. ICA'nın kıta örgütü Cooperatives Europe yönetimnde yer alan ORKOOP Avrupa'daki Orman kooperatiflerinin sahadaki deneyiminin bilimsel bilgiyle buluşturulması, Türkiye ormancılığının en büyük gücü olan Orman Genel Müdürlüğü ile işbirliği içinde ve uluslararası kooperatifçilik ağı içerisinde daha görünür hale gelinmesiyle Türkiye'nin ormancılık alanındaki deneyiminin uluslararası alana aktarılması mümkün hale getirilebilecektir.
Geleceğin ormancılığında temel hedef yalnızca daha fazla orman alanının korunması olarak görülmemektedir. Ormanlarla birlikte yaşayan insanların ekonomik ve sosyal açıdan güçlendirilmesi, kırsal nüfusun yerinde tutulması, gençlerin ve kadınların orman ekonomisine katılımının artırılması ve orman köylülerinin sürdürülebilir orman yönetiminin aktif ortakları haline getirilmesi de temel hedefler arasında değerlendirilmiştir. Bu nedenle ormancılık kooperatifleri geleceğin ormancılık politikalarının önemli aktörlerinden biri olarak konumlandırılmıştır. ORKOOP'un önemi de bu noktada daha belirgin hale getirilmiştir. ORKOOP, yalnızca kooperatiflerin ekonomik faaliyetlerini temsil eden bir üst kuruluş olarak değil, orman köylüsünün örgütlü gücünü, yerel bilgisini, üretim deneyimini ve kooperatifçilik anlayışını ulusal ve uluslararası ormancılık politikalarıyla buluşturabilecek önemli bir yapı olarak değerlendirilmektedir.
Dünyada ormancılığın geleceği açısından güçlü ormanlarla birlikte güçlü kırsal toplumların oluşturulması gerektiği ortaya konulmuştur. Ormanları koruyan, üreten ve orman ekonomisinden gelir elde eden insanların güçlendirilmesiyle ormanların sürdürülebilirliğinin de güçlendirileceği değerlendirilmiştir. Bu çerçevede ORKOOP'un önündeki temel hedef, Türkiye'deki orman kooperatiflerinin ekonomik kapasitesinin artırılmasının yanında uluslararası ormancılık ve kooperatifçilik platformlarında daha etkin bir temsil ve iş birliği yapısının oluşturulması olarak belirlenmiştir. Orman köylüsünün deneyimi, kooperatifçiliğin örgütlenme gücü, bilimsel bilgi ve uluslararası deneyimin aynı zeminde buluşturulmasıyla Türkiye'nin ormancılık alanındaki rolünün daha da güçlendirilmesi mümkün hale getirilmiştir.
Sonuç olarak dünyada ormancılık kooperatiflerinin önemi giderek artırılmıştır. İklim değişikliği, orman yangınları ve kırsal kalkınma gibi sorunların büyümesiyle birlikte yerel toplumların ve kooperatiflerin ormancılık politikalarının ayrılmaz bir parçası haline getirilmesi gerektiği ortaya konulmuştur. Türkiye'de ise bu sürecin en önemli örgütlü aktörlerinden biri ORKOOP olarak belirlenmiştir. Önümüzdeki dönemde ORKOOP'un ulusal deneyimini uluslararası platformlara taşıması, dünya ormancılık kooperatifleriyle daha güçlü ilişkiler kurması ve orman köylüsünü geleceğin sürdürülebilir ormancılık anlayışının aktif ortağı haline getirecek politikaların geliştirilmesine katkı sağlaması büyük önem kazanmıştır. Baştauzun dönemden beri iyi ilişkiler içinde olduğumuz Ulusal Kore Ormancılık kooperatifleri Federasyonu (NFCF) olmak üzere dünya Ormancılık Kooperatifleri ile kurulacak bağlar ve işbirliği ORKOOP ve ormancılığımız açısından önemli bir adım olacaktır.