Haberler

Orman Köylerinde Mantar Üretiminin Önemi

Orman köylerinin ekonomik geleceğini yalnızca odun üretimi, ormancılık faaliyetleri ve geleneksel tarımsal üretimle sınırlamak artık mümkün değildir. İklim değişikliği, kırsal nüfusun yaşlanması, gençlerin köylerden uzaklaşması ve üretim maliyetlerindeki artış, orman köylerinde yeni ve sürdürülebilir gelir kaynaklarının geliştirilmesini zorunlu hale getirmektedir. Çağımızın ihtiyaçları dikkate alındığında bu yeni alanlardan biri de mantardır.Türkiye'de gerek doğal orman mantarlarının gerekse kültür mantarı yetiştiriciliğinin sahip olduğu potansiyel henüz yeterince değerlendirilememektedir. Oysa dünyada birçok ülke mantarı yalnızca bir gıda ürünü olarak değil, orman ekonomisinin, kırsal kalkınmanın ve kooperatifçiliğin önemli unsurlarından biri olarak değerlendirmektedir.Mantarın en önemli özelliklerinden biri, küçük alanlarda üretilebilmesi ve farklı üretim modellerine uyarlanabilmesidir. Orman Köylerinde sınırlı tarımsal alanlar olduğu dikkate alınırsa Mantar bu konuda ekonomik bir çıkış sağlayacak üretim alanıdır. İstiridye mantarı ve shiitake gibi kültür mantarları kontrollü koşullarda üretilebilirken, kuzugöbeği, kanlıca, porcini, trüf ve benzeri doğal mantarlar da sürdürülebilir toplama yöntemleriyle ekonomik değere dönüştürülebilmektedir.

Günümüz şartlarında orman köylerinde mantarı üretmek yeterli değildir. Asıl mesele, ormanda veya üretim tesisinde ortaya çıkan ürünün ekonomik katma değerinin mümkün olduğunca orman köyünde ve kooperatifte kalmasını sağlayacak bir sistem kurmaktır. Bunun için üretim, toplama, sınıflandırma, kurutma, işleme, paketleme, markalaşma ve pazarlama süreçlerinin birlikte ele alınması gerekmektedir. Dosyada da vurgulandığı gibi, dağınık üreticilerin ürünlerini tek tek pazara götürmesi yerine kooperatiflerin ürünleri toplaması, sınıflandırması, işlemesi ve pazarlaması daha güçlü bir ekonomik yapı oluşturabilir. Dünyadaki uygulamalar bu yaklaşımın mümkün olduğunu gösteren çok sayıda örnek sunmaktadır. ORKOOP bugüne kadarkiulusal ve uluslararası çalışmaları ve ilişkileri ile bunu gerçekleştirecek avantajlara sahiptir.

Çin'de mutfak kültürüne bağlı olarak orman yönetimi tarafından geleneksel olarak shiitake mantarı üretimi geliştirilmiştir. Mantar üretimi, tarım, biyolojik kaynakların döngüsel kullanımı ve yerel ticaret birbirini tamamlayan bir sistem oluşturmuştur. Bu sistem 2022 yılında FAO tarafından Küresel Öneme Sahip Tarımsal Miras Sistemi olarak tanınmış ve örnek gösterilmektedir. Türkiye'de mantarüretimine gösterilen ilgi ve önem gereken düzeyde değildir. Çünkü mantar üreticilerimiz tarafından önemli bir tarımsal ürün olarak görülmemesidir. Mantar üretiminde gelişmiş ülkelerde orman kaynakları, üretim girdileri, mantar yetiştiriciliği, işleme ve ticaret bir bütün olarak ele alınmıştır. Türkiye'deki orman köyleri açısından da benzer bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Kooperatifler yalnızca orman işçiliği ve üretim yapan kuruluşlar değil, aynı zamanda girdi sağlayan, teknik eğitim veren, ürünü toplayan, işleyen ve pazarlayan ekonomik yapılar haline getirilebilir.

Japonya'daki deneyimlerde orman köylüleri ve kooperatifler meşe ormanlarını yönetirken elde edilen kütükleri shiitake üretiminde kullanmaktadır. Ağaçların belirli dönemlerde kesilmesi ve yeniden sürgün vermesiyle orman döngüsü devam ettirilmekte, elde edilen kütükler ise mantar üretiminde değerlendirilmektedir. Böylece orman yönetimi ile mantar üretimi arasında karşılıklı bir ekonomik ilişki kurulmaktadır. Japonya deneyiminin Türkiye açısından bir başka önemli yönü ise üretici örgütlenmesidir. Ürünlerin toplanması ve pazarlanması, özellikle dağlık ve ulaşımı zor bölgelerde yaşayan üreticilerin pazara erişimini kolaylaştıracak şekilde örgütlenmektedir. Bu yaklaşım, Türkiye'nin orman köyleri için de önem taşımaktadır. Küçük üreticinin tek başına pazar araması yerine kooperatifin ortak pazarlama gücünden yararlanması, üreticinin eline geçen değeri artırabilir.

ORKOOP'un Kore Ormancılık Kooperatifleri Federasyonu (NFCF) iyi niyet anlaşması yaptığı Güney Kore'de ise mantarcılık ile kooperatifçilik arasındaki ilişkinin daha güçlüdür. Kooperatifler ve ortakları için Shiitake üretimi kırsal ekonomide önemli bir faaliyet haline gelirken aile emeği üretimin temel unsurlarından biridir. Kadınlar kütüklerin hazırlanması, aşılama, hasat ve kurutma gibi faaliyetlerde aktif biçimde yer almıştır. Üreticilerin örgütlenmesiyle ortak pazarlama, finansman ve teknik destek mekanizmaları geliştirilmiştir. Uzak bölgelerde yaşayan üreticilerin ürünlerini kurutarak pazara sunabilmesi ise ulaşım ve depolama sorunlarının aşılmasına yardımcı olmuştur. Bazı bölgelerde doğal orman mantarlar değerlendirilmektedir. Çam ormanları, tarımsal faaliyetler ve yabani çam mantarı toplama faaliyetleri bir sistem içinde yürütülmektedir. Böylece doğal orman mantarlarının ekonomik değere dönüştürülmesi ile ormanların korunması arasında bir denge kurulmaktadır. Bu model, Türkiye'deki doğal mantar kaynaklarının değerlendirilmesi açısından dikkate alınabilecek bir örnektir.

Bu deneyimler Türkiye açısından özellikle önemlidir. Çünkü Türkiye'nin ormanlarında bulunan doğal mantarların önemli bir bölümünün ekonomik potansiyeli yeterince ortaya konulmuş değildir. Öncelikle hangi türlerin hangi bölgelerde bulunduğunun belirlenmesi, sürdürülebilir toplama kurallarının oluşturulması, kalite standartlarının geliştirilmesi ve ürünün kooperatifler aracılığıyla pazara sunulması gerekmektedir.Mantar, orman köyleri için yalnızca ek bir tarımsal faaliyet değildir. Doğru örgütlenme ve pazarlama sistemi kurulduğunda, orman köylerinin ekonomik yapısını çeşitlendirecek önemli bir sektör haline gelebilir. Türkiye'de bunun için öncelikle orman köyleri çevresindeki doğal mantar kaynaklarının envanterinin çıkarılması gerekmektedir. Hangi türlerin bulunduğu, hangi dönemlerde yetiştiği, hangi alanlarda yoğunlaştığı ve ekonomik değerlerinin ne olduğu belirlenmelidir. Bunun yanında bölgesel koşullara uygun kültür mantarı üretim modelleri geliştirilmelidir.

Kooperatifler bu sistemin merkezinde yer alabilir. Üreticilerin ihtiyaç duyduğu girdilerin ortaklaşa temin edilmesinden teknik eğitime, üretimden ürün toplamaya, sınıflandırmadan kurutmaya ve paketlemeye kadar bütün süreç kooperatif çatısı altında örgütlenebilir.Özellikle dağlık ve ulaşımı zor orman köylerinde kurutma ve işleme tesisleri büyük önem taşımaktadır. Taze ürünün kısa sürede pazara ulaştırılamadığı durumlarda kurutulmuş mantar, mantar unu, konserve ve diğer işlenmiş ürünler sayesinde ürünün raf ömrü uzatılabilir ve katma değeri artırılabilir.Bu sistem kadınlar ve gençler açısından da yeni ekonomik fırsatlar yaratabilir. Üretimin yanı sıra ayıklama, kurutma, paketleme, işleme, pazarlama ve e-ticaret gibi alanlarda yeni istihdam olanakları ortaya çıkabilir. Böylece mantarcılık, yalnızca bir üretim faaliyeti olmaktan çıkarak orman köylerinde yeni bir girişimcilik alanına dönüşebilir.Mantar ekonomisinin bir başka önemli yönü de döngüsel ekonomi açısından taşıdığı potansiyeldir. Uygun tarımsal ve ormansal biyokütlelerin üretim süreçlerinde değerlendirilmesi, atıkların ekonomik ürüne dönüştürülmesine katkı sağlayabilir. Üretim sonrasında ortaya çıkan uygun materyallerin de yeniden değerlendirilmesiyle daha sürdürülebilir bir üretim döngüsü oluşturulabilir.

Türkiye için ihtiyaç duyulan şey, dünyadaki örneklerden birini olduğu gibi kopyalamak değildir. Çin'in orman-mantar birlikteliği, Japonya'nın orman yönetimi ve shiitake üretimi, Güney Kore'nin üretici örgütlenmesi ve kadın emeği deneyimlerinden yararlanarak Türkiye'ye özgü bir model geliştirmektir.Bu model, ORKOOP'a bağlı Ormancılık Kooperatiflerince oluşturulabilir. Böyle bir modelde kooperatif; doğal mantar envanterinden kültür mantarı üretimine, üreticilerin eğitiminden ürün toplama ve işlemeye, ortak markadan e-ticarete ve ihracata kadar bütün değer zincirinin önemli bir görevler üstlenebilir. Böylece orman köylüsü yalnızca ham ürün satan üretici olmaktan çıkacak, ürünün yarattığı katma değerin daha büyük bölümüne sahip olan ekonomik bir avantaja dönmesi sağlanabilecektir.

Türkiye'nin farklı bölgelerinde pilot uygulamalarla başlanması mümkündür. Her bölgenin orman yapısı, iklimi, doğal mantar çeşitliliği, üretim potansiyeli ve pazar koşulları dikkate alınarak farklı modeller geliştirilebilir. Pilot uygulamalarda doğal mantar envanteri çıkarılabilir, kültür mantarı üretim tesisleri kurulabilir, kooperatiflerin toplama ve işleme merkezleri oluşturulabilir ve kadınlarla gençlere yönelik eğitim programları uygulanabilir. Buradaki temel hedef yalnızca daha fazla mantar üretmek olmamalıdır. Hedef; orman köylüsünün gelirini artırmak, kooperatifleri güçlendirmek, kadın ve gençleri ekonomik hayata daha fazla katmak, orman kaynaklarının ekonomik değerini çeşitlendirmek ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlamaktır.Türkiye'nin orman köyleri için ormanların sunduğu bütün ekonomik ve sosyal değerleri nasıldeğerlendireceğimizide tartışılmalıdır.Dünyadaki ormancılık kooperatiflerinin deneyimleri dikkate alınarak mantar bu yeni yaklaşımın önemli başlıklarından biri olabilir.

Blog img